Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Haber Avcıları
Farkında mısın? sokağın manşetini atıyor

Bu programı muhabirler hazırlıyor. Olayları enine boyuna tartışarak seyirciyi kendine bağlayan, hatta interaktif hale getiren ekip, ödüllerle taçlandırılıyor. Haber merkezi haberi veriyor, 'Farkında mısınız?' sorguluyor

CNN Türk’te yayımlanan ‘Farkında mısınız?’ programı, günün nabzını tutan bir yayın olarak, bundan üç yıl önce Işın Gürel tarafından başlatıldı. Yaklaşık bir yıl önce Gürkan Zengin ve Suat Toktaş’ın haberin dümenine geçmeleriyle birlikte, programın farklı bir formatla yoluna devam etmesi kararlaştırıldı. ‘Farkında mısınız?’ artık bir muhabir programı olacak, sokağın manşetini atacaktı. Hafta içi her gün saat 15:00’te yayımlanan ve 20 dakika boyunca, işlenen konunun detaylarıyla tartışıldığı program, geçen hafta da iki ödülle taçlandırıldı.

Program sorumlusu Zeynep Özyol, ‘Farkında mısınız?’ı, “Sadece habercilerin hazırlayıp sunduğu, onların süzgecinden geçip, hayatı gazetecilerin gözünden ekrana yansıtan program” olarak tanımlıyor. Özyol, program sorumlusu olmasına rağmen, yıllardır yaptığı muhabirliği ‘Farkında mısınız?’la devam ettiriyor. Zeynep Özyol, bir günü nasıl geçirdiklerini anlatıyor: “Biz bu program için yola çıkarken, hayatın içinden bir konuyu, bir sorunu tüm renkleriyle, muhabirin gözüyle, daha geniş perspektifte ele almayı hedefledik. Canlı olarak ekrana gelen haber programda mümkün olduğunca olayın meydana geldiği yerlerden yayın yapıyoruz. Konumuzun ne olacağına, sabah toplantısında, programın prodüktörleri, muhabirleri ve kameramanlarıyla birlikte karar veriyoruz. Bu, gerçek anlamda bir ekip işi.”

CNN Türk, zaten haberin nabzını yarım saatte bir sunulan bültenler ve canlı yayınlarla veriyor. Peki ‘Farkında mısınız?’ ekranda nasıl bir fark yaratıyor? Zeynep Özyol, bunu bir örnekle anlatıyor: “Davutpaşa’daki yıkımı ele alalım. Haber merkezimiz olayı sıcağı sıcağına aktarıyor. Bizi çok üzen ölümleri, yaralanmaları, yetkililerin ağzından duyuruyor. Bizim programımız ise olay henüz sıcakken akla gelmeyenleri, mesela şehrin ortasında bu patlayıcıların ne işi olduğunu, konunun uzmanlarıyla değerlendiriyor. Kısacası haber merkezi haberi veriyor, ‘Farkında mısınız?’ sorguluyor.” 

Özyol’un da ifade ettiği gibi, bu program aslında sokağın manşetini atıyor. Üstelik izleyiciden gelen tepkiler de doğru yolda olduklarını gösteriyor. ‘Farkında mısınız?’ neredeyse interaktif bir program haline geldi. Zeynep Özyol, gelen e-postalarını gösteriyor bize. İzleyicilerden haber önerileri, günlük hayatta yaşadıkları sıkıntıları dile getiren pek çok posta var.
Bu da amaçlananın gerçekleştiğini gösteriyor. Çünkü hedef zaten haberin gerçek sahiplerinin adresi olacak bir program ortaya koymaktı.

Zeynep Özyol artık her şeye, “Bu bizim yayınımıza haber olur mu?” gözüyle baktığını anlatıyor: “Örneğin muhabirlerimizden Hüseyin Yılmaz ile eve aynı araçla dönüyoruz. Yolda giderken, sokakta gördüğümüz her şey için; ‘Bu, programın konusu olabilir mi?’ diye düşünüyoruz. Arkadaş davetinde bile bir gözümüz televizyonda, kulağımız arkadaşımızın anlattığında oluyor. Çünkü insanların anlattıklarından, sohbetlerden program konusu çıkabiliyor. Zaten muhabirlik böyle bir şey. Bir haberi takip edersiniz, ne siz onun peşini bırakabilirsiniz, ne de o sizinkini.”
-----------------------------------------------

‘Farkında mısınız?’ programı geçen hafta hem Doğan Yayın Holding’in yaratıcılık ödülünü hem de Radyo Televizyon Yayıncıları Derneği’nin özel ödülünü aldı. ‘Farkında mısınız?’ için özel haberler hazırlayan muhabirler, kendileri için programın önemini anlattı.


Başak Çubukçu

Normalde bir haber buluyorsun; bu, senin özel haberin oluyor ama biliyorsun ki bir bültende bir buçuk, iki, bilemedin üç dakika yer buluyor. Kamu yararı güdülen birtakım konular var ki, çok rahat konuklarla genişletip, mesajını çok açık verebilirsin. Üç dakikalık haberi düşünün, bir de 20 dakika konuşabildiğin, konuklarla genişletebildiğiniz kuşak düşünün. 13 yıldır bu işi yapıyorum. Anonslarla, canlı bağlantılarla hep ekranda olan bir muhabirdim. Ama ‘Farkında mısınız?’ programıyla farklı bir şey tattım. Haber programla tanıştım. ‘Bunu nasıl kurgularım, konukları hangi cephelerden verebilirim’, buna kafa yormaya başladım. Bu, bir muhabirin tatmini açısından bambaşka bir şey.


Hüseyin Yılmaz

Bazen gündemin peşine takılıp gidiyoruz ama bazen de ‘Farkında mısınız?’ sorusuna cevap aramak gerekiyor. Sabahları gazete okurken bile bu gözle bakıyorum artık. Bugün bir ‘Farkında mısınız?’ programı olacak, bunu ben ya da bir başka arkadaşım yapacak. Bugün ne çıkar gözüyle bakıyoruz açıkçası. Bülten yaparken gündemin peşinden koşuyoruz, haberi ilk vermek isterken bazı haberlerin de üstüne basıp geçmek durumunda kalabiliyoruz. Şimdi aşağı eğilip üstüne bastığımız habere bakıyor ve ‘Farkında mısınız?’ diye soruyoruz. Ben çok keyif alıyorum. CNN Türk Haber Merkezi’nde muhabirlerin bu kadar uzun süreyle birbirlerine omuz verdikleri, zaman zaman paslaşıp, zaman zaman da rekabet ettikleri başka bir ortam yok. Bu, daha iyi haberlerin ortaya çıkmasını sağlıyor.

Göksel Göksu

Aslında benim kişisel tatminimden çok, piyasa açısından önemli buluyorum. Çünkü piyasada muhabirlik sistemi artık çok rağbet görmeyen bir sistem. Belki muhabirliğe iade-i itibar açısından hiçbir kanalın yapmadığı, gazetelerin ve dergilerin bile muhabirini bu kadar ön plana çıkarmadığı bir ortamda, CNN Türk’ün muhabirlerine böyle bir pencere açması çok olumlu. Belki de diğer kanallar için örnek olacak bir şey. Geniş pencere açma olanağı sunuyor. Biliyorsunuz televizyon gazeteciliği, suya yazı yazmak gibi bir şey. Diğer gazetelerde çok detaylı verilen bir haber, bizde manşet, spot olarak veriliyor. Haberi geniş vermek açısından, ‘Farkında mısınız?’ önemli bir pencere.

                                              __________________

İpek ÖZBEY

Fotoğraf: Haydar ERÇİN

 

(1054 – 14 Şubat  2008)

23.02.08

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.