|
Üniversitelerde halay çekmenin yasak olduğunu biliyor musunuz? Üniversite
yönetimleri, halayın ideolojik olduğunu düşünüyor; zinhar fakülte şenliklerinde
halay çekilirse, çeken öğrenciye
‘ideolojik halay çekmek’ suçlamasıyla disiplin soruşturması açıyor.
Dahası da var. Üniversite yönetimi ‘ideolojiktir’ diye, öğrencilerin kitap kolu,
müzik grubu kurmasına izin vermiyor. Yönetim, gazete okumaya da ‘kısmi’ yasak
getirmiş; bir öğrencinin fakülteye birden fazla gazete sokması yasak.
‘İlim irfan
yuvaları’, ‘özgür düşünce ve tartışma platformu üniversitelerde’, iş bu derece
‘akıllara ziyan’ boyuta varınca, öğrenciler de boş durmadı, örgütlenme yoluna
gitti. Bu kez mücadele, 1968’in fikir kulüpleri ya da 1978’in öğrenci dernekleri
yoluyla değil, sendikal yolla yapılıyor.
Yüksek Öğretim
Kurumu’nun (YÖK) kurulduğu 6 Kasım 1981’den beri, hakları bir bir elinden alınan
öğrenciler, haklarını yeniden kazanmak için Devrimci İşçi Sendikaları
Konfederasyonu (DİSK) çatısı altında, Öğrenci Gençlik Sendikası Genç-Sen’i
kurdu. Biz de İstanbul Üniversitesi’nden Genç-Sen üyesi yedi öğrenciyle
konuştuk. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden Gülsena Erdoğdu, Gonca
Gedik, İÜ Hukuk Fakültesi’nden Yeliz Yağmur, Işın Mordeniz ve İstanbul Tıp
Fakültesi’nden Ali Cemal Kalsen, Barkent Uçar ile Emre Selçuk sorularımızı
yanıtladı.
Işın Mordeniz,
“DİSK geçen yılın Aralık ayında bize, ‘Gelin bir sendika çatısı altında öğrenci
hakları konusunda mücadele edin’ dediler. Örgütlenme, ilk İstanbul’da başladı,
başta 30 kişi kadardık. Sonra herkes, bunu kendi üniversitesine taşıdı. Bize de
mantıklı geldi, çünkü öğrenci hakları üzerinden yapacağımız hiçbir çalışma bunun
kadar meşru bir zeminde olmayacaktı.”
Sadece üç
ayda, henüz kurulma aşamasında olan Genç – Sen’e, Türkiye’den toplam bin 400
öğrenci üye olmuş. İstanbul’daki üye sayısı ise yaklaşık 500. Bu sayı her geçen
gün artıyor.
Her şey
yasak
Peki,
öğrencileri sendika kurmaya yönelten sorunlar ne üniversitelerde? Bu soruyu
sorar sormaz hep bir ağızdan, “Yasaklar” diye cevap veriyorlar. Üniversite
yönetiminin getirdiği yasakların çoğu “Şaka mı bu?” dedirtiyor. Öğreniyoruz ki
yasaklar sadece ‘ideolojiktir’ şüphesiyle halay çektirmekle sınırlı değil.
Örneğin,
“İdeolojik olarak taksiye binmek de yasak!” Gülsena Erdoğdu, “Yemekhanenin
özelleştirilmesi sırasında yapılan protestolarda, bir arkadaşımız rahatsızlandı.
Taksiye bindirip hastaneye götürülünce, yönetim ona bu gerekçeyle soruşturma
açtı” diye anlatıyor.
Geçen yıl,
İstanbul Üniversitesi’nin yemekhanesinin özelleştirilmesini protesto eden 800
öğrenci soruşturma geçirdi, bunların 12’si okuldan uzaklaştırıldı. O süreçte,
Işın Mordeniz, ‘fakülteye yiyebileceğinden fazla yemek ve ayran sokmak’
iddiasıyla soruşturma geçirmiş. Başka bir arkadaşları, ‘şüpheli şekilde karnını
tutarak, koridordaki arkadaşlarından yardım istemek suçundan’ disiplinin yolunu
tutmuş.
Bildiri
dağıtmak, izinsiz gösteri yapmak zaten üniversiteden atılma nedeni. “O da bir
şey mi?” diyor Işın Mordeniz: “Geçen yıl üniversiteye darbuka
sokamadım.”
Genç-Sen’li
öğrencilere göre sorun sadece yasaklar değil. Kitapların çok pahalı olması,
harçlar, yurtlarda barınma sorunları, sağlık kurumlarından parasız hizmet
alamamak gibi pek çok sorunun sıralanıyor. Genç-Sen, İstanbul Valiliği’ne
yapılan başvuru sonuçlanır sonuçlanmaz çalışmalarına resmen başlamış olacak.
Genç-Sen’in Ankara’da Hacettepe, ODTÜ ve Ankara Üniversitesi; İstanbul’da
Boğaziçi, Galatasaray, İstanbul, İstanbul Teknik, Marmara, Mimar Sinan ve Yıldız
Teknik üniversiteleri ile 25 ildeki devlet üniversitelerinde şubeleri
kuruldu.
Ne
istiyorlar?
- Ders
kitapları ve eğitim araçlarının ücretsiz olarak
dağıtılması.
- Ders
programlarının belirlenmesinde söz hakkı.
- Kamu
bütçesinden eğitime daha fazla pay
ayrılması.
- Okul
bütçelerinin öğrenci, öğretmen ve diğer çalışanlar tarafından
yönetilmesi.
- Öğrenci
kimliği olan herkesin toplu taşıma araçlarından, sinema ve tiyatro gibi kültürel
etkinliklerden ücretsiz olarak yararlanması.
- Öğrenci
kimliği olan herkesin ‘mediko’lardan ve tüm sağlık kurumlarından parasız hizmet
alabilmesi.
- LGS, ÖSS,
KPDS ve LES gibi sınavların kaldırılması.
- Burs
karşılığı çalışma programlarının kaldırılması ve tüm öğrencilere karşılıksız
burs verilmesi.
- Müdür, dekan
ve rektörlerin öğrencilerin katıldığı seçimle
belirlenmesi.
- Yurt
şartlarının iyileştirilmesi ve yurt yönetiminde söz ve karar hakkı.
- Üniversitelerde
disiplin yönetmeliklerinden doğan keyfi uygulamaların kaldırılması, eğitimin
özgür ve demokratik olması.
Dünyada Gençlik
Sendikaları
Dünyanın 20’den fazla ülkesinde öğrenci sendikası tarzında örgütlenmeler
var. Öğrenci sendikalarının en bilenen örnekleri Fransa’da bulunuyor. Toplam beş
öğrenci sendikasının bulunduğu Fransa’da en etkin öğrenci sendikası UNEF (Fransa
Öğrencilerinin Ulusal Birliği), 1907 yılında kuruldu. UNEF, 1946 yılında
öğrencilerin “Entelektüel işçi’ olarak tanımlandığı Grenoble Şartnamesi’ni
hazırladı.
UNEF, son yıllarda ise Fransa’da üniversitelerin özelleştirilmesi
karşısında eylem ve boykotlarda aktif ve geniş katılımla yer aldı. Dünyada diğer
önemli öğrenci sendikalarından biri ise Kanada’daki ASSE (Öğrencilerin Sendikal
Dayanışma Birliği). Toplam 40 bin üyesi olan ASSE, 1996’da Kanada’daki genel
greve katıldı ve özellikle üniversite harçlarının düşürülmesinde etkili oldu.
Avustralya’daki öğrenci sendikası NUS (Öğrencileri Ulusal Birliği) da ülkede
öğrenci hakları için mücadele ediyor ve eylemleriyle dünyadaki diğer öğrenci
sendikalarına örnek oluyor.
__________________
Semra PELEK
Fotoğraf: Şükrü
POLAT
(1060 – 27 Mart 2008)
|