|
1 Mayıs 1977
sabahı... Türkiye’nin her yerinden gelen ve sayıları 500 bini bulan işçiler,
memurlar, öğrenciler Taksim Meydanı’nda toplandı. Saatler 19:00’a yaklaşırken,
Taksim Meydanı’nda bulunan Sular İdaresi binasının duvarı üzerinden ilk silah
atışı yapıldı. Onu, Inter Continental Oteli’nden açılan yaylım ateş izledi.
Sonuç: 140 kişi yaralandı, 37 kişi öldü. Bunların 25’i, insanların panik halinde
yöneldiği Kazancı Yokuşu’nda hayatını kaybetti. Tarihe ‘Kanlı 1 Mayıs’ olarak
geçen o günden beri Taksim, 1 Mayıs kutlamalarına yasaklı.
Yeniden Taksim’de
Geçen yıl,
yani ‘Kanlı 1 Mayıs’ın 30’uncu yıldönümünde, sendikalar 1 Mayıs’ın yeniden
Taksim’de kutlanması kararı aldı. Büyük bir topluluk, valiliğin izin vermemesine karşın Taksim’e çıktı.
Daha doğrusu çıkmaya çalıştı. Çünkü katılımcıların çoğu, daha Taksim Meydanı’na
ulaşmadan, dövülerek gözaltına alındı. Taksim’e varabilenlerse, polisin sıktığı
göz yaşartıcı gaz ve biber gazıyla ‘etkisiz’ hale getirildi.
Bu yıl da
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları
Konfederasyon (KESK) ve Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) geçen
yıl olduğu gibi, “1 Mayıs’ta Taksim’deyiz” dedi.
Cumhuriyet
Halk Partisi (CHP) ve Demokratik Sol Parti (DSP) İstanbul il örgütleri ile
Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin (ÖDP) aralarında bulunduğu 10 siyasi parti,
Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği ve Türk Tabipler Birliği gibi iki
büyük meslek odası, 42 demokratik kitle örgütü çağrıya uyacaklarını açıkladı.
Tüm katılımcılar, ‘1 Mayıs Katılım Belgesi’ne imza attı.
Bu yıl
katılımın çok olacağı tahmin ediliyor. Mitingden önce sendikaların karşı çıktığı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Yasa Tasarısı yasalaştı. 1 Mayıs mitingi,
yasanın kabulünden sonra ilk büyük eylem olacak.
500 bin
karanfil
Konfederasyonların hedefi de zaten, 1 Mayıs 1977’de olduğu gibi, bu yıl
da alana 500 bin kişiyi toplamak. Bu nedenle, ana sloganlarından biri ‘500 bin
karanfil’. Her katılımcı elinde, ölenlerin anısına kırmızı bir karanfil
taşıyacak.
Sabah saat
10:00’da, konfederasyon başkanları, 25 kişinin öldüğü Kazancı Yokuşu’na kırmızı
güller bırakacak. Saat 11:00’de tüm noktalardan Taksim Meydanı’na yürüyüş
başlayacak. Taksim’e üç ana yoldan çıkılacak. Bunlar Mecidiyeköy-Şişli,
Beşiktaş-Gümüşsuyu ve Şişhane. Sendika, parti ve kitle örgütlerinin hangi
yollardan yürüyüşe geçeceğine son hafta karar verilecek.
İstanbul’dan
katılacakların yanı sıra Marmara Bölgesi’ndeki parti il örgütleri ve sendika
şubeleri üyeleri de gelecek. Parti ve sendikalar Edirne, Kırklareli, Tekirdağ,
Çanakkale, Kocaeli, Yalova, Sakarya, Bilecik, Bursa, Balıkesir’den İstanbul’a
otobüsler kaldıracak. Hazırlıklar sırasında görüştüğümüz KESK
Kadın Kolları Sekreteri Sevgi Göyce, konfederasyonların belirlediği ana
sloganların, ‘barış, özgürlük ve adalet’ olduğunu anlatıyor.
Barış, Özgürlük ve Adalet
Siyasi
partilerden en büyük kitleyi toplaması beklenen ÖDP Genel Başkan Yardımcısı
Alper Taş ise, iki sloganlarının olduğunu söylüyor: “Zengin dostu, fakir düşmanı
AKP’ye dur de” ve “Eşit, özgür, demokratik Türkiye!”
Sevgi
Göyce’ye, konfederasyonların güvenlik önlemlerini sorduk. Üç ana korteji,
sendikaların görevlendirdiği 600 görevli koruyacak. Göyce, “Tabii aslında
emniyetin de bizi koruması gerekir. Zira onların aslı görevi vatandaşı dövmek
değil, vatandaşın can sağlığını emniyet altına almak” diyor.
“Yassak
kardeşim!”
İstanbul
Valisi Muammer Güler’in, 1 Mayıs’a 10 gün kala yaptığı açıklamaysa, Göyce’nin
iyi niyetli dileğini boşa çıkarır nitelikte. Vali Güler, 1 Mayıs’ta Taksim’e
çıkacakları ne gibi sonuçların beklediğini şöyle açıkladı: “İlla, ‘Biz kanunun
öngördüğü yerlerde değil de kanunun öngörmediği yerlerde bir toplantı yapmak
isteriz’ derlerse, ben kanun ve nizam hâkimiyetini sağlamakla yükümlüyüm. Ben de
onun gereklerini uygulamakla zorunluyum.”
Güler’in
gösterdiği yasal alanlar, Kadıköy, Kazlıçeşme ve Çağlayan. İşçi ve memura yasak
alansa, her yılbaşında özellikle turistlerin, polisin gözü önünde ‘rahatça’
taciz edildiği Taksim.
Peki, 1
Mayıs’ta İstanbul’da kaç polis görev alacak. İstanbul Emniyeti bu konuda bir
açıklama yapmadı. Geçen yıl İstanbul’da 25 bin olan polis kadrosunun 16 bini
görev başındaydı. Görev yapan polislerin 12 bini ise Taksim ve Taksim’e çıkan
ana yollarda konuşlandı. Bu yıl da emniyet, ‘tüm izinleri’ kaldıracak. Taksim’e
çıkan yollar da 1 Mayıs’ta trafiğe
kapatılacak.
Elma sirkesi
birebir
Yolunuz 1
Mayıs’ta Taksim ve oraya çıkan yollara düşerse, büyük bir ihtimal, polisin
kalabalığı dağıtmak için kullandığı biber gazı ve göz yaşartıcı gazdan
nasibinizi alacaksınız. Peki, çok
miktarda zehirli madde içeren gaza maruz kalırsanız ne yapacaksınız?
Öncelikle paniğe
kapılmamanız gerekiyor. Göz yaşartıcı gazın etkisi 30 dakika, biber gazınınsa
iki saat sürüyor. Her iki gaz gözlerde, burunda ve deride yanma, batma, göz
yaşarması, burun akması, öksürük, nefes almada zorluk ve bilinç bulanıklığına
neden oluyor.
Bu iki gazın sizi az
etkilemesi için, 1 Mayıs günü yanınıza elma sirkesine batırılmış birkaç tane
bandana alın. Elma sirkesine batırılmış bu bezlerle yüzünüzü kapatın; böylece
gazın teninize ulaşması daha zor olur. Göz yaşartıcı gaz ve biber gazından
korunmanın diğer yöntemlerini okumadan da 1 Mayıs’ta Taksim civarına
gitmeyin...
Gazdan nasıl
korunursunuz?
- Yağlı
kremler ve losyonlar kullanmaktan kaçının. Bunlar kimyasalların deride kalış
sürelerini artırır.
- Vücudunuzda
açık bir yer bırakmayın. - Sakin olun. Yavaş yavaş nefes alın. - Gazın
atıldığını görürseniz yüksek bir yere çıkın.
- Nefesinizi
ağzınızdan alıp burnunuzdan verin. Arada bir öksürün ve tükürün. - Kontak
lensleriniz varsa kimyasallara maruz kalmamış birinden lensleri çıkartmasını
rica edin. - Gözlerinizi sakın
ovalamayın.
- Çantanızda,
plastik poşette temiz bir giyecek bulundurun. - Deride etkilenen küçük bölgelere
bir bez parçasıyla sıvı vazelin sürün. Arkasından alkolle bölgeyi temizleyin.
Sıvı vazelinin 30 saniyeden uzun süre deride kalmamasına dikkat edin.
- Eve gidip
dayanabileceğiniz soğuklukta suyla duş alın. Kıyafetleri güçlü deterjanlarla
yıkayın. Gazlar toksik etkili olduğundan, siz onları temizlemediğiniz sürece,
sizi ve etrafınızdakileri zehirlemeye devam eder.
__________________
Semra PELEK
(1064– 24
Nisan 2008)
|