|
Dünyanın en eski adaletsizliği hangisi idi? Henüz dinler ve
din savaşları ortada yokken, henüz sosyal sınıflar meydana çıkmamışken, henüz
‘ulus mevhumu’ icat edilmemişken... Kadınlık ve erkeklik halleri arasındaki
farklılıkları eşitsizlik haline getiren egemenlik biçimleri vardı. O gün bu
gündür, kadın ve erkek arasında adaletli bir denge sağlamak mümkün olmadı.
Dünyanın bu en eski adaletsizliğine karşı, modern
zamanların modern kadın hareketleri son yıllarda yükselişe geçti. Hemen her
alanda ‘erkek egemen’ sistemin kadınlar üzerindeki tahakkümüne karşı ses
çıkarır, bu tahakküm biçimlerini teşhir eder oldular.
Türkiye’de 1980’lerden sonra yükselişe geçen kadın
hareketi, bir taraftan toplumdaki ayrımcı uygulamalara dikkat çekerken, diğer
taraftan medya eliyle yeniden üretilen bir ‘ayrımcı dil’in varlığı konusunda
çalışma yapmaya karar verdiler. 2006’da 23 kadın örgütünün bir araya gelerek
kurduğu ‘Medya İzleme Grubu’ (MEDİZ), ayrımcılığı yeniden üreten manşetleri,
haberleri, söylemeleri dikkatle takip etmeye, bu konuda medyayı uyarmaya
başladı.
MEDİZ’in ilan ettiği ‘Medyada
Cinsiyetçiliğe Son!’ kampanyasının belirli bir bitiş tarihi yok. Kadınlar
medyayı izlemekten vazgeçmeyecekler. Kampanya kapsamında, hafta sonu Bilgi
Üniversitesi’nde ‘Cinsiyetçi Olmayan Medya İçin...’ başlıklı uluslararası bir
konferans da düzenlendi. Medya dünyasından pek çok tanınmış ismin yanı sıra,
kampanya için yurtdışından gelen kadınların da katıldığı konferans, iki gün
boyunca devam etti.
MEDİZ’den Yasemin Temizarabacı’yı ziyaret
edip, Tempo için konferansı değerlendirmesini istedik. “Konferansta medyadaki
cinsiyetçi dil ve görsel malzeme, kadınların belli kategoriler içinde temsil
edilmesi, haberlerdeki, reklamlardaki cinsiyetçilik gibi konular öne çıktı.
Ayrıca çalışan kadınların yaşadığı ayrımcılık, kadınların karar mekanizmalarında
yer alamaması, yükselememesi, kota gibi konular tartışıldı.
Feminist medya deneyimleri, medyadaki
iyi örneklerin önemi, okuyucu, izleyici ve dinleyicilerin medyayı etkileme
olanaklarından ve medyadaki cinsiyetçiliğin ortadan kalkması için herkesin bulunduğu noktada
yapabileceklerinden, yapması gerekenlerden söz edildi.”
Temizarabacı’ya bundan sonra ne olacağını
soruyoruz:
“Kampanya sürecek, bundan sonra medya
kuruluşlarıyla tek tek görüşerek çalışmalarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz.
Elbette medyadaki kadın çalışanlarla iletişimimizi sürekli hale getirmeyi,
birlikte çalışmalar yapmayı çok önemsiyoruz. ‘www.mediz.org’ internet sitemizi
okuyucu ve izleyicilerin medyayı eleştirme, etkileme imkânlarını artıracak bir
alan olarak görüyoruz. Kadın örgütleriyle birlikte medyayı izlemeye devam
edeceğiz, gözümüz medyanın üstünde olacak.”
Medyada Cinsiyetçiliğe Son!
Kampanyası (*)
- Medyada kadının insan hakları
ihlallerini teşhirine ve kadınların, cinsiyetlerinden ötürü ayrımcılığa
uğramadıkları medya oluşturulmasına,
- Medyada kadınların kurban, zavallı,
mağdur, cinsel nesne, kutsal ana, namus simgesi vb. geleneksel roller
çerçevesinde, erkeklere bağımlı olarak sunulmasının engellenmesine,
- Magazin ve üçüncü sayfa gibi
alanların dışında kalan, siyaset, ekonomi, uluslararası ilişkiler vb. konularda
kadınların yok sayılmasına son verilmesine,
- Kadının medyada çeşitli beceri,
uzmanlık yönleriyle ve dengeli biçimde temsil edilmesinin teşvik
edilmesine,
- Neredeyse tamamen erkeklerin egemen
oldukları ‘tepe’ler (yönetim kadroları) ve ‘köşe’lerde (köşe yazıları, yorumlar,
yönlendirici görüş alanları) kadınlara yer açılmasına,
- Tüm muhataplarla birlikte müzakere
edilmiş cinsiyetçi olmayan bir medya etiği oluşturulmasına katkıda bulunarak,
medyada cinsiyetçiliğe son verilmesi için değiştirici/dönüştürücü bir rol
oynamayı amaçlamaktadır.
* Kampanya çağrı metninden alınmıştır.
2 haftalık araştırmaya
göre;
Günlük gazeteler, televizyon ve radyo kanalları ile
internet siteleri üzerinde MEDİZ’in kampanya için başlattığı medya takibi, Ocak
2008’de iki hafta devam etti. Ortaya çıkan sonuçlar şöyle:
TELEVİZYON HABERLERİ:
Künyelerin / yöneticilerin
% 16’sı kadın
Muhabirlerin
% 35’i
Yorumcuların
% 0’ı
GAZETELER:
Yöneticilerin
% 21’i kadın
Baş sayfa haberlerinin
% 21’i kadınlara ilişkin
Köşe yazarlarının
% 12’si
Haber kaynaklarının
% 18’i
İNTERNET HABER SİTELERİ:
Yöneticilerin
% 36’sı
Manşetlerin
% 33’ü kadınlara ilişkin
En çok okunan haberlerin
% 32’sinde kadınlar var
__________________
H. Hüseyin TAHMAZ
(1066 – 8
Mayıs 2008)
|