|
Kaptan Pilot Bahadır Altan, sendika temsilcisiydi. Türk
Hava Yolları (THY) ile Hava-iş Sendikası’nın yürüttüğü toplu sözleşme sürecinde
televizyonların karşısına geçip, taleplerinin ‘uçuş güvenliği’ için olduğunu
anlatıyor, uçuş ekiplerinin günde en az 10 saat dinlenmesi gerektiğini
vurguluyordu. Grev kararının ardından, hükümetin devreye girmesi üzerine,
görüşmeler anlaşmayla sonuçlanmış, sendikanın uçuş güvenliğini öne alan bazı
talepleri de THY yönetimi tarafından kabul edilmişti.
8 Temmuz günü, Kaptan Pilot Bahadır Altan’ın işine son
verildiği haberi geldi. Grev oylaması döneminde de kendisiyle görüştüğümüz,
sendikanın taleplerini dinlediğimiz Bahadır Altan’a, bu kez, “Neden işten
atıldınız” diye soruyoruz. “Bana kalırsa, uçuş ekiplerini sindirmek istiyor THY
yönetimi. Her türlü kuralı bir tarafa bırakıp günlük operasyonları yetiştirmeye
öncelik veriyorlar.
Uyguladıkları baskıların amacının bu olduğunu düşünüyorum.
Benim başıma gelen de, bu baskıların ilki değil. Hâlbuki uçuş güvenliği her
şeyden önce gelir. Bu, her şeyden önce bir tüketici hakkıdır. Kimse konfor için
ya da başka herhangi bir gerekçeyle uçuş güvenliğini tehlikeye atamaz ”
diyor.
Bahadır Altan’ın anlattığına göre, THY yönetimi yeni bir
uygulama başlatmış, bir ekibin gün boyu beraber uçması yerine, her uçuşta başka
başka ekiplerin oluşması uygulamasını getirmişti. Önceden, sabah ilk uçuş
öncesinde pilotlar ile kabin personeli bir araya gelip uçuş planını gözden
geçiriyorlardı. Hâlbuki artık böyle bir şey yapılamıyor, uçuş planının gözden
geçirilip güvenlik önlemlerinin üzerinden beraberce tekrar geçildiği ‘brief’ler,
gün içinde defalarca kez kısacık yapılmak zorunda kalınıyordu. Zaten bir uçağın
yolcularını indirmesi, kargonun boşaltılması, temizlenmesi, ardından yeni
kargonun ve yolcuların alınması için toplam 35 dakikalık bir süre veriyordu THY
yönetimi. Bu süre içinde, yemek yemeye zaman yoktu.
Personel zorunlu olarak uçak içinde yemeklerini yiyordu.
Uçuş personelinin tok olması, uçuş güvenliğiyle de ilgili bir konuydu. Çünkü kan
şekeri düşük birinin, acil durum prosedürlerini yerine getirmesi çok zordu. Uçak
içinde yenen yemeklerle ilgili de elbette bir genelge söz konusuydu. İki uçuş
arasında geçen sürede yapılması gereken her şey tamamlandığında, kaptan pilotun
istasyon müdürlüğüne “uçağa yolcu alabilirsiniz” iznini vermesiyle yolcular
alınmaya başlanıyordu.
Ancak 1 Temmuz günü Ankara Esenboğa Havaalanı’ndaki uçuş
sırasında, henüz kabin ekibi yemeğini yerken uçağa VIP yolcular alınmıştı.
Kaptan Pilot Bahadır Altan, istasyon müdürlüğünü ‘onay vermeden yolcu aldıkları’
için uyarmış, VIP yolculara da kısa bir süre aşağıda, klimalı araçta
beklemelerini rica etmişti.
Sonrasında süreç hızlı gelişti. Şikâyet üzerine, sadece
uçuş güvenliğiyle ilgili konuları ve kazaları inceleyen ‘Sivil Havacılık Genel
Müdürlüğü’ Bahadır Altan hakkında inceleme başlattı. Şikâyetçi, Ankara İstasyon
Müdürü Hasan İskender’di. THY yönetimi ise, daha inceleme sonuçlanmadan, VIP
yolcuların aşağı indirilmesini ‘şirket tavrı’na uygun bulmadığından, kaptan
pilot Bahadır Altan’ın iş akdini 8 Temmuz’da sona erdirmişti.
Sendika Genel Merkezi’ndeki görüşmemizde, Hava-iş Sendikası
Genel Başkanı Atilay Ayçin, Bahadır Altan’ın sendikal çalışmalarda öne çıkan bir
isim olduğunu, bu nedenle, işine son verilmesinin bulunan ilk bahanede
gerçekleştirildiğini belirtiyor. Hava-iş, konuyu ‘Uluslararası Ulaştırma
İşçileri Federasyonu’na taşımış. Federasyon, yazdığı bir yazıyla THY yönetimine
uyarı göndermiş.
Kaptan pilot Bahadır Altan’ın işten çıkarılmasını ‘pilot
yetkilerine müdahale’ olarak gören bin 600 pilot, bir günlük ‘kendini uçuşa
hazır hissetmeme’ eylemi planlıyorlardı. Sendikanın öncülüğünde planlanan
eylemin günü, THY yönetiminin olası müdahalelerine karşı sır gibi saklanıyordu.
Bahadır Altan, görüşmemizin ertesi günü telefonla bize ulaştı.
Altan, kendi ricası üzerine eylemin iptal edildiğini haber
veriyordu. “Böyle bir eylemin sivil havacılığa zarar vereceğini düşündüm. Uçuş
güvenliği nedeniyle yapılmasına rağmen, eylemin benim adım etrafında koparılacak
yaygarayla ilişkilendirilmesini doğru bulmadım. Arkadaşlarımdan rica ettim,
onlar da eylemi iptal ettiler” diye gelişmeleri telefonla bildirdi.
__________________
H. Hüseyin TAHMAZ
Fotoğraf: Haydar
ERÇİN
(1078 – 31
Temmuz 2008)
|