|
- 14 yaşında oyunculuğa
başlayınca eğitiminiz nasıl
gelişti?
O zamanlar ortaokuldaydım. Bana hep müsaade edildi okul
tarafından da. Ama ben kesinlikle lisede okumak istemiyordum. Pera Güzel
Sanatlar’a girmek istiyordum. Girdim ve “oh” dedim. (kahkahalar). Rahat edeceğim
ve huzur bulacağım yerin orası olacağını
biliyordum.
- Nasıl kendinizi korudunuz, yaşınız
küçüktü. İnsanın çok kolay başı dönebilir diye
düşünüyorum.
Şanslıydım hem ailemden, hem çalıştığım insanlardan
ötürü….
- Nasıl bir aile
sizinki?
Çok sıkan ve baskı uygulayan bir aile olmadıkları için
ben de, yasak olan şeyin cazip
gelmesi durumunu yaşamadım. Bana güven duydukları için, ben o güvene sadakatsizlik yapmak
istemedim. Onun rahatlığı vardı. Bir de işler konusunda onlar da en az benimle
beraber fikir sahibi oldular. Onu da paylaştık. Öte yandan çalıştığım insanlar
hep doğru insanlar oldu.
- Evet, Yağmur ve Durul
Taylan kardeşler, Çağan Irmak...
Mesela benim için çok özel insanlar
Yağmur’la Durul, Çağan Irmak, Derviş Zaim. Küçükken
şanslıydım çünkü. 14 yaşında ilk filmimde Çağan Irmak’la çalışmak benim için
güzel bir başlangıçtı. Zamanla siz zaten öğreniyorsunuz ve farkındalık doğru
gelişiyor.
- Peki şimdi ne
var?
Şimdi sadece görüşmeler var. Bir oyunun provası var, ‘Jül
Sezar’. Ama sadece arkadaşlarımızla beraber yaptığımız bir şey. Ne demek doğru olur bilmiyorum. Amatör
değil ama topluluk oluşuyor…
- Siz orada ne
oynayacaksınız?
İnşallah, kısmetse Portia’yı (Brutus’un karısı)
oynayacağım. Böyle bir dinlenme dönemi bana gerekiyordu. İyi oldu o. Şimdi de
gerçekten çok içimize sinen bir şey olsun da, öyle bir şey yapalım
istiyorum.
- Sizi hayatta en fazla
etkileyen kişi kimdir? Kendim.
Kim ne derse desin, şöyle bir inancım da var. İnsan kendi kendine konuşunca deli
derler diyorlar ya, insan kendi
kendine konuşmaz. İnsan iki kişi zaten. Bir ben varım, bir de benden içeri bir
ben var. (kahkahalar) Onunla
...
Devamı Bu Hafta
Tempo'da
Çiğdem KÖMÜRCÜOĞLU
Fotoğraf: Engin
IRIZ
(998 – 18 Ocak 2007)
|