Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Behiç Aşçı, hayata 'badi badi' tutunuyor

397 gün süren ölüm orucu eyleminin ardından, Avukat Behiç Aşçı hızla kilo almaya başladı. Pek fazla ayağa kalkamıyor ama kendi tabiriyle 'badi badi' de olsa yürüyebiliyor

Behiç Aşçı
Behiç Aşçı

Behiç Aşçı’yı hatırladınız mı? Hani müvekkillerinin cezaevlerinde tecrit edildikleri gerekçesiyle 397 gün ölüm orucunda kalıp 48 kiloya kadar düşen avukat... Neyse ki Adalet Bakanı, F tipi cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin, haftada 5 saat olan ‘ortak alanda buluşma’ süresini 10 saate çıkardı da, Aşçı eylemini askıya aldı. 

 

Avukat Behiç Aşçı, cezaevlerindeki tecrit gerekçesiyle ölüm orucu eylemine başlayan ilk isim değildi. Aşçı’nın eylemine kadar 7 yılda 122 kişi ölüm orucu sonucunda hayatını kaybetti.

 

Eylem nedeniyle 48 kiloya kadar düşen Avukat Behiç Aşçı, şimdi 63 kiloya çıktı. Eğer doktorların verdiği sıkı diyete uyarsa, iç organlarında ağır bir hasar kalma riski düşük. Deri çekilmesi durduğu için, ayak tırnakları da düşmekten şimdilik kurtulmuş görünüyor. Ancak göz sinirleri kendini diğer organlara göre daha yavaş onardığından, etrafı bulanık görmeye devam ediyor. Pek fazla ayağa kalkamıyor; ama kendi tabiriyle ‘badi badi’ de olsa yürüyebiliyor. Temel ihtiyaçlarını tek başına giderebiliyor. Hâlâ çok zayıf görünüyor; ama en azından bizimle yatağa oturarak konuşacak kadar kendini iyi hissediyor.

 

Peki, Behiç Aşçı’nın ölüm orucuna girmesine neden olan, cezaevlerindeki tecrit ne durumda? Ölüm orucuna son vermesi için verilen sözler yerine getirildi mi?

 

Aşçı, tecrit uygulamasının, verilen sözler ve çıkarılan genelgenin aksine, henüz sağlıklı işlemediğini söylüyor. Adalet Bakanı’nın tutukluların ortak alanda buluşma zamanının 20 saate çıkaracağı yollu cümlelerinin havada kaldığını düşünüyor. Aşçı’ya göre bazı cezaevlerinde de genelge -uygulanmamak saikıyla- farklı yorumlanıyor.

 

Aşçı kendisine ulaşan şikâyetleri şöyle sıralıyor: “Bir hükümlü, ortak alandan yararlandığı sırada tuvalet ihtiyacını bildirmiş. Tuvalete götürmüşler, sonra da hücresine dönmeye zorlamışlar. Bir tutukluya, banyo sırasında ortak alan sırasının geldiği söylenmiş.

 

Tutuklu, hemen durulanıp geleceğini belirtmiş. Ama görevliler, hemen gelmezse ortak alan hakkını kaybedeceğini bildirmiş. Bir de ortak alanda buluşma saatlerini, görüş günlerine ve avukat görüşleriyle aynı saatlere denk getirmek neredeyse âdet haline geldi.”

 

Aşçı’ya göre tablo pek umut verici görünmese de sivil toplum örgütlerince sahiplenilmesi durumunda hâlâ bir umut var. Ölüm orucu eyleminin yeniden başlama ihtimaline dair sorumuzun yanıtı da, “Şimdilik hukuki mücadeleyi sürdüreceğim” oluyor.

 

Aşçı, henüz çok zayıf ama hâlâ inatçı. Röportaj bittikten sonra Boğaz’a nazır muhteşem manzaraya aksi istikamette konfora sahip evden ayrılıyoruz. Bozuk asfalt yolda ilerlerken, çarpık yapılaşma, altyapı sorunları, polis ile belediye de dâhil olmak üzere envai çeşit derde sahip Küçük Armutlu’yu seyrediyorum. Aklıma Murathan Mungan’ın bir dizesi takılıyor: “Seçimlerimizin teyel yerleri görünüyor...”

                                                                _____________________

Enis TAYMAN

Fotoğraf: Çağrı KILIÇÇI

 

(1009 – 5 Nisan 2007)

09.04.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.