Hayatını iki olay şekillendirdi; Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül
olayları. 1942 yılında, ağırlıkla gayri Müslim Türk vatandaşlarından alınan
Varlık Vergisi nedeniyle, ailesi varını yoğunu sattı. O da çalışmaya başlamak
zorunda kaldı. Ancak ilk iş deneyimi fazla uzun sürmedi. Çünkü, 6 Eylül akşamı
İstanbul’da başlayan saldırılar sonucu; azınlıkların işyerleri, evleri ve
ibadethaneleri yağmalandı. Bu saldırı ve yağmadan Osep Bey’in çalıştığı şirket
de nasibini aldı. Bunun üzerine Osep Minasoğlu, yüzünü Paris’e çevirdi.
O,
Ermeni Türk vatandaşıydı. Bu iki olay hayatını kesintiye uğratmasaydı, belki de
zengin bir hayat sürecek, fotoğrafçılık mesleğine hiç bulaşmayacak, e eğitimini
lisenin ötesine taşıyacaktı…
Bir zamanlar zenginlerin, entelektüellerin ve gayri Müslimlerin
yaşadığı Samatya’da; varlıklı bir ailede, 26 Şubat 1929’da, Ermeni cemaatinden
Hacı Osep ailesinin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi Osep Minasoğlu.
Anaokulunu İtalyan Rahibe Okulu’nda bitirdi. Özel Saint Benoit Fransız Lisesi’ne
devam ederken, Varlık vergisi ile tanıştı…
Fotoğrafa merakı, işte o zor yıllarda
başladı. Bu merak, onu Beyoğlu’na, Kodak Şirketi’ndeki ilk işine götürdü. Orada,
fotoğrafçılığın inceliklerini öğrenirken, 6-7 Eylül olayları patlak verdi.
Paris’e gidip çalışmaya başlayan Osep Bey, fotoğrafçılığın
inceliklerini ustalarından öğrendi. Sinemaya da ilgi göstermeye başladı. Altı
yılın ardından, memleket sevgisi ağır basınca, İstanbul’a döndü ve otuz beş
kişinin çalıştığı, zamanının en büyük fotoğraf stüdyosunu kurdu. Müşterilerine
lüks servisi; önce Osep Fotoğrafçılık’ta sonra Shov Stüdyo’da sundu. Fotoğraftan
kazandığını yine fotoğrafa yatırdığını söylüyor Osep Bey; ilk otomatik baskı
makineleri, ilk diyapozitifler onun sayesinde girmiş ülke sınırlarından... Türk
sinemasının ünlü oyuncularını fotoğraflamaya da o yıllarda başladı.
Osep Bey, bugün şaşkın. Yaşlılığında rahat etmek için gençliğinde
çok çalışıp da, sonradan bu hallere düşmesine inanamıyor: “En büyük hatam,
sanırım herkese çok çabuk inanmamdı. Yani dolandırıldık, benim kimseye borcum
yok.”
Osep Bey, para bulup ayağını tedavi ettirince yeniden fotoğraf
çekmeye başlayacağına olan inancını koruyor... Yetmiş sekiz buçuk olan yaşına,
aksayan ayağına destek için kullandığı bastonuna, hastalıklarına aldırış
etmeden.
Kendisi söylemese de, Beyoğlu’ndan ayrılmayı kendine yediremiyor.
Tarlabaşı’ndaki evinden çıkarılınca, apartman yöneticisi arkadaşının yardımıyla,
Ayazağa’da, tek başına yerleşebileceği bir ev bulabilmiş.
Türkiye’de, zamanının en büyük fotoğraf stüdyosunun sahibi, en tanınmış
reklam fotoğrafçılarından ve ünlülerin portrecisi Osep Minasoğlu’na, bugün
yalnızca, kardeşi gibi sevdiği Matmazel Maya destek oluyor. İsviçre’den her ay
onun gönderdiği parayla ev kirasını ödeyebilen Osep Bey, karnını, insanların
siyah beyaz fotoğraflarını renklendirerek doyurmaya çalışıyor.
________________________
Elif MUTLU
(1011 – 19 Nisan 2007)
|