‘Takva’daki
rolüyle, 43. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve 26. İstanbul Film
Festivali Ulusal Yarışma Bölümü’nde, ‘En İyi Aktör’ ödüllerini aldı. Can’la
filmleri ve ödülü hakkında konuştuk.
Tempo: İlk
diziniz, ‘Mahallenin Muhtarları’ oldu. Daha sonra, ‘Gemide’de ilk başrolünüzü
oynadınız. Sinemada başrol teklifi nasıl geldi?
Erkan Can: Yeni Sinemacılar’ın
kurucularındanım. Teklif, oradan geldi. Filmin senaryosunu Önder Çakar yazdı.
Önder, benim 20 yıllık arkadaşım. “Oynar mısın ağabey?” dedi. Ben de “Oynarım”
dedim. Sinemada başrol oyunculuğum, böyle başladı.
T: Karadenizli
misiniz?
E.C: Hayır. Bursalıyım.
T: Halk neden sizi
Karadenizli olarak algılıyor, peki?
E.C: 12 sene boyunca Karadenizliyi
oynayınca, halk ister istemez böyle algılıyor. Onlar böyle algılayınca, hiç
sesimi çıkarmadım.
T: ‘Takva’ filmiyle, hem
Antalya’da hem İstanbul Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldınız.
‘Takva’da canlandırdığınız Muharrem’den söz eder
misiniz?
E.C: ‘Takva’, senaryo itibarıyla çok
hassas bir film. Muharrem, evden işe giden, haftanın bir günü de dergâhta zikir
çeken, 20 senedir dergâha bağlı biri. Tek amacı, iyi bir insan olmak. Ama
parayla, modern dünyayla, teknolojiyle tanışıp işin işinden çıkamıyor.
T: ‘Takva’daki rolünüz, sırat
köprüsündeymişiz hissi yaratıyor. İzleyici, bu nedenle sizi eleştirebilirdi. Bu
riski nasıl göze aldınız?
E.C: Önder Çakar bu filmi yazarken, her
şeyi göze alarak, çok estetik bir şeyler yapmak istedi. Estetik olduğu için de,
herkes filmi çok beğendi. Zaten sinema, estetik gerektiren bir iştir.
T: Özel yaşamınızla gündeme
gelmemeyi nasıl başarıyorsunuz?
E.C: Eşim ev hanımı, kızımı büyütüyor.
Evlendikten sonra gece hayatım kalmadı. 30 sene dolaştım bu âlemde; ama artık
bıraktım. Zamanında çok gezdim. Şimdi evimdeyim. Bir davet olursa çıkıyorum
ancak.
T: Sinema mı zor, televizyon
mu?
E.C: Sinema daha zor diyebilirim. Sinema
filmi, daha kalıcı olduğundan, hata kabul etmiyor. Her zaman için daha iyisini
yapmak istiyorum. Bulunduğum çıtanın altına düşmek istemiyorum. Bu, her zaman
iyi oyuncu olacağım anlamına gelmez. Çünkü sizin gerginliğiniz, sese, ışığa,
bulunduğunuz ortama bile yansıyor. Her şeyi kafadan bitirdikten sonra sinema
setine girmek gerekiyor.
T: Yeni projeleriniz var
mı?
E.C: Bu ara sinema üzerine bir şeyler
yazıp çiziyoruz. Projelerimiz henüz fırında; nasıl bir şey çıkacak, bilemiyoruz.
Tiyatro projeleri de var, ama onlar da şu an beklemede.
________________________
Eda İMİK
(1011 – 19
Nisan 2007)
|