|
|
Hakan Öge - Sophie Hunter
|
|
|
Atlas dergisine ilk yazısı,
motosikletle Avrupa’ya yaptığı bir yolculuktu. Dağcı, bisikletçi, yamaç
paraşütçüsü Hakan Öge... Gerçek mesleği diş hekimliği. Ama ‘fotoğrafçı’ unvanını
hepsine tercih ediyor.
Derginin ilk yıllarını
hatırlıyorum. Seyahat dönüşlerinde, eve bile uğramadan, fotoğrafları bir an önce
banyo edilmek üzere dergiye getirirdi. Onun hızına yetişmek kolay değildi.
Yıllar sonra, bizim de çok az
bildiğimiz bir özelliğini çıkardı cebinden: Denizlere açıldı. Ve Atlas’ın en
uzun macerasını gerçekleştirdi. Bu kapasite ve cesarete sahip bir ‘muhabir’inin
olması, dünyada başka bir dergiye kolay nasip olmaz.
Hakan Öge, 2 Mayıs
2004’te, İstanbul Kalamış
Marina’dan demir aldı. 9,5 metre boyundaki tek
direkli fiber yelkenlisi Mardek ile ve tek başına dünya turuna çıktı. İki yılda
sona ermesi planlanan bu yolculuğun en zor tarafı, tek başına gerçekleştirilecek
olmasıydı. Türkiye’den bir denizcinin ilk defa denediği bu tarz bir yolculuğun
dünyada da çok az örneği var. Teknenin hem kaptanı hem tayfası, miçosu olmak,
dahası yaşadıklarını uydu aracılığı ile günü gününe aktarmak durumundaydı. Kimi
zaman 20 gün boyunca, karaya uğramadan yolculuk etmek zorundaydı. Hakan tüm
bunlara dayanacak fiziksel yeterliliğe sahipti. Ama kendisinin de hazırlıklı
olmadığı, yolculuğun psikolojik boyutu, daha İstanbul’dan çıkmadan onu
zorlayacaktı.
Hayalini kurduğu dünya
seyahatini iki yıldır planlıyordu Hakan. Ancak bu hayalini ötelemesine neden
olan iki şey vardı: İlki, 2001 yılında Marmaris’te yaşadığı deniz kazası oldu.
Tekneyi limana yanaştırırken ayağı iskeleyle tekne arasına sıkıştı ve tarak
kemikleri parçalandı. Hakan, bu sıkıntıyı aştı ve kısa sürede
ayaklandı.
Ayrılık ve Sadun
Boro
Hakan, Kalamış Marina’dan
ayrıldığında sadece denizlere değil, yeni bir hayata yelken açıyordu. Önce
güneye yol aldı, Bodrum’da yaşayan anneannesiyle vedalaştı. Hakan’ın Türkiye’den
ayrılmadan önce önemli bir ziyareti daha oldu. Birlikte, Türk bayrağıyla ilk
dünya turunu gerçekleştiren Sadun Boro’yu, Okluk Koyu’nda demirli efsanevi
teknesi Kısmet’te ziyaret ettik. Sadun Kaptan, biraz endişeliydi. Onun söylediği
bir şey benim de kulağımda yer etmişti: “Teknede iki kişi olmalı ve ikinci insan
kadın olmalı.” Mardek’in son hazırlıkları Bodrum Marina’da yapıldı ve 21 Mayıs
2004’te Hakan, Ege’nin karşı kıyısına demir aldı.
Atlas Okyanusu
ve Sophie
Hakan, Akdeniz boyunca
yalnız yolculuk etti. Seyir defteri ve fotoğrafları, Atlas’ın internet sitesi ve
dergiden takip edildi. Bu ‘online’ yolculuk, Türkiye’de de büyük ilgi uyandırdı.
Ağustos sonunda Hakan, Cebelitarık Boğazı’nı geçerek rotasını güneye çevirdi;
önce Kanarya Adaları’na, sonra Yeşilburun Takım Adaları’na ulaştı. Yeşilburun,
Atlas Okyanusu’na açılmadan önce son duraktı. Hakan, Belçikalı Sophie Hunter ile
Yeşilburun’da tanıştı. Sophie, dünyayı dolaşan Vamos isimli katamarana, okyanusu
geçmek için yardıma gelmişti. O da Hakan gibi fotoğrafçıydı. Hakan, daha sonraki
yazışmalarımızda Sophie’yi görür görmez âşık olduğunu
söylüyordu.
Ama tek başına başladığı
yolculuğu, yine tek başına devam ettirmek üzere 21 Kasım’da yaklaşık 20 gün
olarak planladığı Atlas geçişine başladı.
Hakan’ın Atlas
Okyanusu’nda geçirdiği günler, bizler ve ondan haber bekleyen yakınları için
zordu. Biz küçük bir iyi habere razıyken, haberlerin en büyüğü geldi. Seferin
onuncu gününde Mardek, uçsuz bucaksız okyanusta, Sophie’nin bulunduğu Vamos’la
karşılaştı ve Sophie birkaç saatlik ziyaret için Mardek’e çıktı. Hakan bu anı
şöyle aktarmıştı: “Bu karşılaşmaya tesadüf demek için olsa olsa kör olmak gerek.
Bu kaderdi. Sophie’nin geldiği botu uzun bir halata bağlayarak boş olarak iade
ettim... Vamos yelkenlerini açtıktan kısa bir süre sonra ufukta kayboldu.”
Mardek’in mürettebatının
iki kişiye yükseldiğini Hakan haber verdi. Bu, sıradan bir haber değildi; çünkü
yolculuk, o güne kadar gerçekleştirilmeyen bir iddiaya sahipti ve dergide ‘Tek
Başına Dünya Turu’ logosuyla veriliyordu. Hakan adına sevinmekle birlikte,
editöryal anlamda zor durumdaydık. “Macera öldü” görüşünde olanlar kadar, tıpkı
Hakan gibi, “Bu kadere karşı gelmek olur” diyenler de vardı. Haberi yaklaşık bir
ay boyunca beklettik ve kesin karar verildiğinde duyurduk.
Macellan Boğazı
Yeni tayfasıyla güçlenen
Mardek, Okyanus’un karşı kıyısına geçti ve rotasını güneye çevirdi.
Böylece Hakan,
Panama Kanalı yerine, tek başına geçilmesi neredeyse imkânsız olan Macellan
Boğazı’na doğru yol aldı. Mardek, Patagonya’nın güneyine inerek, tüm
denizcilerin rüyası Cape
Horn’u geçti.
Hakan’ın Macellan geçişi, Türkiye için bir ilk oldu. Dünyada bu geçişi
gerçekleştiren sayılı denizci var.
_______________________
Gökhan TAN
(1017 – 31
Mayıs 2007)
|