Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Van
Göle akan bozkırlar...

Kalça kırığı, baş ağrısı demeden yurdun dört bir yanını dolaşan Sezen Aksu, 1 Eylül'de de Van'daydı. Sizin için hem konseri izledik hem Van'ı gezdik

Sabahın erken saatleri… Yolcularını İstanbul’dan Van’a götürecek uçaktayım. Tek bir bulut bile yok aşağıda. Bu da, Türkiye’nin bir uçtan bir uca hiçbir yeşille lekelenmeyen bozkırlarını görmeme olanak sağlıyor. İki saat süren yolculuğun ardından Van’a iniyoruz.

 

Tüm ısrarlara rağmen ne işle meşgul olduğunu söylemeyen Yüksekovalı iki yol arkadaşımın, “Gel seni Yüksekova’ya götürelim” ısrarlarını geri çevirerek, doğru Van Kalesi’ne yol alıyorum. Van, herhangi bir Anadolu şehri gibi. Yapılaşma çarpık. Bir köy evinde garipsenmeyecek fakat bir apartman balkonunda enikonu tuhaf duran dizi dizi kuru biberler, duvara asılı halılar... Maalesef Van Kalesi’nin girişine kurulmuş olan örnek Van Evi’nin bir eşine, Van sokaklarında dolaşırken rastlamak mümkün olmuyor.

 

Van Kalesi, MÖ 825’te Urartu Kralı Sardur tarafından yaptırılmış. Kalede Analı Kızlı Açıkhava Tapınağı denen kaya içine oyulmuş, biri diğerinden biraz daha büyük iki kaya nişi var. Urartular zamanında Tanrılarına adadıkları kurbanın kanını buradaki kanallardan akıtırlarmış. Günümüzde ise kısmet arayan mütevazı Van kızları bu kanallardan kayarak şu maniyi okuyorlarmış:

 

O yanım keçe, bu yanım keçe
Allah’ım elime helal süt emmiş bir vali geçe

Oyanım maşa, bu yanım maşa 

Allah’ım sen nasip et helal süt emmiş bir paşa.

 

Van’a yolu düşenlerin mutlaka görmesi gereken bir yer de Akdamar Kilisesi. İki yıldır onarımda olan kilisenin restorasyonun 29 Mart’ta tamamlandı. Akdamar, Vaspurakan Kralı Gagik tarafından MS 915-921 yılları arasında yaptırılan, dünyanın tek kutsal Haç Kilisesi. Kilise, kutsal kitaplardan ve günlük hayattan sahneleri resmeden dış kabartmalarıyla ünlü. Restorasyon çalışmaları sırasında yapılan kazılarda bir de tablet bulunmuş.

 

Tablette Ermenice bir şükran yazısı var; Sultan Abdülhamit’e Rahip Evi ve Ruhban Okulu’nun açılmasına izin ve destek verdiği için teşekkürlerini sunuyorlar. Yalnız, insan ‘bu tablet keşke yerin altında kalsaydı’ diye düşünmeden edemiyor, zira daha birkaç ay önce ortaya çıkmasına rağmen üzerine keçeli kalemle birtakım yazılar yazılmak suretiyle katledilmiş... Bu arada belirtmekte fayda var. Akdamar adı, ‘Ah! Tamara’dan geliyor. Efsane şöyle: Adada ikamet eden Ermeni halkı, dini nedenlerle dışarı son derece kapalı yaşıyor.

 

Adadaki hayatı merak eden ve iyi yüzücülüğüyle tanınan Müslüman genç, bir gün yüzerek karşı kıyıya geçiyor ve Ermeni kızı Tamara’yı görüyor. Birbirlerine âşık olan gençler, geceleri Tamara’nın fenerle yönlendirmesiyle adada buluşuyorlar. Başkeşiş bu aşkı öğrenince, fırtınalı bir akşamda, feneri eline alıp rasgele sallamaya başlıyor. Bir oraya bir buraya kulaç atan âşık yorgunluktan boğuluyor. Bu gencin son sözleri olan ‘Ah!Tamara’ zaman içinde Akdamar’a dönüşüyor.

 

Akdamar Kilisesi’ne, Van’a 50 km uzaklıktaki Gevaş İskelesi’nden kalkan teknelerle ulaşabilirsiniz. 20-25 dakika süren tekne yolculuğundan sonra Akdamar Adası’na varıyorsunuz.

 

Sonunda konser başlıyor

 

Ve konser zamanı... Sezen Aksu, P&G’nin (Procter and Gamble) 20’nci yılını kutlamak için düzenlediği konser dizisine Van’da devam ediyor. Kol kola girmiş beşli, onlu kadın grupları Aksu’yu dinlemek için Van Gençlik Stadı’na doğru yürüyorlar. İzleyici sayısı beklenenin altında... Çevre illerden otuz bini aşkın kişi geleceği söyleniyordu. Oysa ancak on bin kişi var statta. Çoluk çocuk, bebek, genç, orta yaşlı... Konsere erkek arkadaşlarıyla gelmiş genç kızlar ‘modaya’ son derece uygun giyinmişler.

 

Saçları röfleli, tırnakları ojeli ve İstanbul’da kasım kasım kasılmaktan konserde sadece dikilebilen kalabalıklara inat, Van’daki izleyici doyasıya dans ediyor. Sezen Aksu’nun da keyfi yerinde; ‘yalı kazığı gibi dikilen’ güvenlik görevlilerini oturttuktan sonra çocukları sahne önüne alıyor. Bir saatin sonunda, “Hoşça kalın” deyip terk ediyor sahneyi. İnsanı duygulandıran ise bir şarkı daha dinlemek için ısrar etmeden stadı boşaltan izleyiciler... “Buna da şükür, dinledik” diyorlar.

----------------------------------------- -----------------------------------------

Ne yenir?

Tabii ki kahvaltı... Murtuğa (un, margarin, çırpılmış yumurta), kavut (dövülmüş buğday kavruluyor, yağ ve balla yenmezse tadı pek bir şeye benzemiyor), cacık (lor peyniri kıvamında, otlu bir karışım), yumurtalı kavurma, manda sütünden yapılmış kaymak, yöresel bal ve tabii ki otlu peynirden oluşan kahvaltı Van’ın meşhur Kahvaltıcılar Sokağı’nda... İlginçtir, otelde Van kahvaltısı yoktu. “Biz Van kahvaltısı verirsek oradaki esnaf aç kalır” dediler. Tam teşekküllü bu kahvaltı için en fazla 10 YTL ödeniyor. Bunun dışında tabii ki güzel etler var. Van Gölü’nde tek çeşit balık var; inci kefali. Bu arada bu balıklar da garip bir tür sinekle besleniyorlar. İlaçlama yasak, dolayısıyla göl kenarında da oturulamıyor.

 

Ne alınır?

Takı... Savat, Ermeniler döneminden kalma çok eski ve zahmetli bir gümüş işlemesi. Gümüş, bakır, krom, kükürt, 750 derecede işlenip, sonradan siyah renkli motiflerle süsleniyor.
 

Van’a gidecekseniz bir rehbere ihtiyacınız olabilir. Size tavsiyemiz Arzu Çıplak’ı aramanız. Arzu iki yıldır Van ve çevresinde rehberlik yapıyor. Van’ı türküler ve manilerle anlatacak kadar iyi biliyor. Zaten Vanlı… arzumvan@hotmail.com

 

Nasıl gidilir?

THY: Her gün

İstanbul-Van 08:20

Van-İstanbul 11:20

Gidiş-dönüş bilet fiyatı 373 YTL

 

PEGASUS 

İstanbul-Van: Sabiha Gökçen Hava Limanı’ndan Ankara aktarmalı her gün tek sefer saat: 09:55

Van-İstanbul: 13:25

Gidiş-dönüş bilet fiyatı 346 YTL

                                                 _______________________

Seda ARICIOĞLU

 

(1031 – 6 Eylül 2007)

11.09.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.