|
“Hayatımda hiç kariyer planı yapmadım” diyor Arslan Sükan.
Üç aylığına NewYork’a gidip yedi
yıl kalıyor. Ziyadesiyle kurumsal olan şirketlerde iç mimar olarak 09.00-18.00
arası bir memur gibi çalışmaktan yorulunca, özgürlüğünü ilan edip ortaokuldan bu
yana çektiği fotoğraflarından bir portfolyo oluşturuyor. Uzun uzun çaldığı dergi
kapıları açılınca, büyülü olduğuna bir şekilde ikna olduğumuz moda dünyasına
giriyor. Editörler, fotoğrafçılar, modeller, dünyayı giydiren modacılar…
Merak
edilen; ‘Nasıl oldu da bizden biri bu partilere katılabildi?’ Aslında sinir
bozucu bir tarafı var bu merakın. Ne var yani? Çok mu büyük bir mesele? Ama
geçen seneki sergide fiyatları bin 500 ile 3 bin Euro arasında değişen
fotoğrafların hızla tükenmesine bakılacak olursa evet, bu fotoğrafları
duvarımıza asmak bile büyük bir mesele. Şık bir şey.
Arslan Sükan kendisini olayı bitirmiş bir fotoğrafçı olarak
görmüyor ve böyle anılmaktan da rahatsız olacak biri gibi. “Bu ortamlara, parti
fotoğrafçısı olarak girmedim. Gerekli isimleri tanıyorum ve davetli listesinde
adım oluyor. Bence bu ortamlara girebilmemin, orada güzel ilişkiler kurmamın
sebebi, ünlüleri ikonlaştırmıyor olmam. Rahatım. Onlarla insan gibi sohbet
ediyorum. Buna o kadar ihtiyaçları var ki, seviyorlar beni” diyor.
...
Devamı Tempo'da
Seda ARICIOĞLU
Fotoğraf:
Haydar ERÇİN
(1033 – 20 Eylül 2007)
|