|
Biz alışmıştık para uzatmaya, üstünü beklemeye, “Müsait bir yerde inecek
var”lara. 1990’larda Beyazıt Meydanı’na kadar gidebilen minibüsler, kademe
kademe Topkapı’ya kadar çekilmişti. Şimdi, metrobüslerin faaliyete geçmesiyle
beraber E-5 tümden kapanacak minibüslere. Gerçi, trafik sıkışıklığının bir
numaralı aktörlerinden sayıldı çoğu kez minibüsler. Şoförlerinin, teyplerinde
çaldıkları acılı arabesk konu oldu kimi zaman, kimi zaman da kılık kıyafetleri,
sakalları.
Topkapı ve Bakırköy’den İkitelli istikametine sefer yapan üç minibüs
şöförüne, metrobüsleri sorduk. Sormakla kalmadık, aldık yanımıza beraber
metrobüs seferi yaptık. Acaba, burun kıvıracaklar mıydı Hollanda’dan getirilen
metrobüse? Minibüsün yerini hiçbir zaman tutmaz mı diyeceklerdi?
Minibüs şoförleriyle
metrobüsteyiz
Hüseyin Yayla, 44 yaşında. Ailesi 50 yıldır minibüsçülük yapıyor. Babası
bu işe Beyazıt- Bahçelievler hattında
başlamış. Hüseyin Bey de baba mesleğini devam ettiriyor. Sahibi olduğu minibüste
hem kendisi çalışıyor hem şoför çalıştırıyor. Hüseyin Bey, Minibüsçüler
Odası’nın da, kendi hattındaki sorumlularından biri. “Metrobüsü çok iyi buldum”
diyor Hüseyin Bey, “Bizim de çoluk çocuğumuz var. Biz de elden ayaktan düşünce,
minibüsçülüğü bırakacağız. Metro olsun metrobüs olsun, İstanbul için çok faydalı
gelişmeler. İstanbul için seviniyoruz, fakat birileri sevinirken diğerlerinin
yani bizlerin üzülmemesi lazım. O nedenle Belediyeden bizler için alternatifler
üretmesini umut ediyoruz.”
Servet Ataklı sözü alıyor hemen, “Ben de çok faydalı buluyorum metrobüsü,
fakat klimaları neden çalışmıyor?” Servet Bey, 40 yaşında ve 10 yıldır
minibüsçülük yapıyor. “Minibüste, sıcak olduğu zaman camları açarsın, püfür
püfür… Metrobüs güzel, ama havalandırmasında sorun var; bunaltıcı, havasız.” 10
yıldır minibüsçülük yapan 40 yaşındaki Memduh Avcil’in şikayeti farklı. “Bir de
garip bir uğultu var metrobüste. Bu uğultu rahatsız eder yolcuyu.”diyor.
Minibüsçülerin isteği
Metrobüs, 26
metre uzunluğunda ve tanesi 1 milyon 200 bin Euro.
Uzunluğu 6-8 minibüse eşdeğer olsa da çok daha fazla yolcu taşıyabiliyor.
‘Minibüsçülerin içlerinden, kendi seferlerinde de bunun gibi bir araç kullanmak
geçmiş midir’ diye merak ediyoruz.
“Sadece mağdur edilmemek istiyoruz, gözümüzde şuna sahip olalım buna
sahip olalım diye bir şey yok” diyor Servet Bey. “Fakat belki 20 kişi birleşip
bir metrobüs alabiliriz” diye espri yapıyor hemen Memduh Bey. Minibüsçüler,
metrobüsün ne kadar faydalı olduğundan söz ettikten sonra, sözü kendi
durumlarına getiriyorlar. Hüseyin Yayla uzunca anlatıyor sorunlarını: “1960
yılından beri belediye harcımızı ödemişiz. Hepsinin makbuzları duruyor. 20
senedir ‘geçici ruhsat’ ile minibüsçülük yapıyoruz. 20 yıllık geçici ruhsat olur
mu? Neresi geçici, 20 yıldır sürüyor…
İstanbullunun yüzü gülecek metrobüsle, minibüsçüler ağlayacaklar mı?
Ağlamasınlar. Metrobüsün devreye
girdiği hatta bin 400 minibüs çalışıyor. Bunlardan 400 kadarı bağlantılı
hatlarda çalıştığından mağdur olmayacaklar. Bin kadarı ise, şimdiden karaları
bağlamış durumda. Hem ayrılmış yolda hızla ilerlediği için, hem de ücretsiz
olduğu için yolcu sayısı minibüslerde yarıdan fazla düşmüş vaziyette. Bizim
belediyeden talebimiz, bu bin minibüsten yarısına taksi ruhsatı verilmesi. Taksi
dolmuş ruhsatı da olur. Yeni taksi dolmuş güzergahları oluşturulabilir, kimsenin
ekmeğine mani olmak istemeyiz.
Fakat, İstanbul’da 4 bin kadar korsan taksi görev yapıyor. Kayıtlı 18 bin
taksi var. Demek ki taksi ihtiyacı var. Biz buna dikkat çekmek istiyoruz, eğer
taksi sayısı artarsa korsana ihtiyaç da kalmaz. Bin 400 minibüsten ekmek yiyen
40 bin kadar insan var. Minibüsçülerin aileleri, yan sanayi, lokantacı, çaycı…
İstanbul için çok faydalı olan bu gelişme, bu kadar insanın mağduriyetine sebep
olmamalı.”
_______________________
H. Hüseyin TAHMAZ
Fotoğraf: Haydar
ERÇİN
(1035 – 4
Ekim 2007)
|