|
TEMPO: ‘39 Basamak’ nasıl bir
oyun?
Demet Evgar: Kahkahanın, absürdün eksik olmadığı,
sürprizlerle dolu bir oyun. John Buchan’ın kitabından yola çıkarak, 1935’te
Alfred Hitchcock’un sinema perdesine taşıdığı ‘39 Basamak’, 1930’ların
İngiltere’sinde geçiyor.
Casus Annabella Schmidt’in bir müzikholde tanıştığı
Richard Hannay’in evinde bıçaklanarak öldürülmesi, Hannay’i bir anda casusluk
macerasının ortasına düşürüyor. Ve oyun, Pamela ve Margaret adlı iki kadının da
devreye girmesiyle gelişen, korku, gerilim, komedi hattında ilerliyor.
T.: Sizin rolünüz
nedir?
D.E: Annabella, Pamela ve Margaret karakterlerini
canlandırıyorum.
T.: Bu rolün size teklif
edilmesinde ‘Beyza'nın Kadınları’nın etkisi var mı sizce?
D.E.: Zannetmiyorum. Kenter Tiyatrosu, beni ‘Beyza'nın
Kadınları’ ile tanımadı. 10 yıldır Yıldız Hoca ile çalışıyorum. Bu iş, biraz
usta çırak ilişkisi olduğu için, tiyatroda neleri yapabileceğimi herkesten iyi
bilir.
T.: Kenter Tiyatrosu’nda bu
sezon ‘bir bilete üç oyun’ ve ‘ödeyebildiğin kadar’ uygulamaları var. Bunlarla
ilgili ne düşünüyorsunuz?
D.E.: Bu, kocaman bir sosyal sorumluluk projesi aslında,
hem var olan tiyatro seyircisini daha çok oyun izleyebilmeye teşvik ediyor hem
de yeni neslin tiyatro seyretme alışkanlığı geliştirmesine olanak veriyor. Ve
ayrıca, ‘ödeyebildiğin kadar öde’ kampanyasından, çocuklarla ilgili vakıflara
destek sağlanıyor. Kendi adıma böyle bir projenin içinde yer almaktan gurur
duyuyorum. Bilet fiyatları yüksek olduğu için insanların tiyatroya gitmediğine
de inanmıyorum. Herkes istediği yere istediği parayı veriyor. Dolayısıyla böyle
bir uygulamayı bir şeyleri farkına vardırmaya yönelik farklı bir direniş olarak
görüyorum.
T.: Bir gün tiyatro
yapamamaktan korkuyor musunuz?
D.E.: Ben besinimi kesemem, her koşulda sahneye çıkarım.
Ayrıca korkunun ecele faydası yok. Korkmak değil, bir şeyler yapmak lazım...
“Olur da bir gün bu ülkede tiyatro yapılamazsa” diye düşünmek yerine, şimdiden
önlemleri alıp, mücadele etmek gerek.
T.: Bu uygulamanın etkisi
görülmeye başladı mı?
D.E.: Daha çok yeni bir uygulama, sadece prömiyeri
oynayabildik. Dolayısıyla bir şey söylemek için çok erken ama mutlaka etkisi
olacaktır. Bu uygulama tiyatroda
bir ilk.
|