|
Dile kolay,
1964’ten beri, yani tam 46 yıldır, her gün aynı çınar ağacının altında sergisini
açıyor. İtinayla dizdiği şiir kitapları, eski bozuk paralar ve pulları, onun bu
dünyadaki tek varlığı. Tezgâhını açtıktan sonra hiç oturmuyor. Upuzun saçları ve
rüzgârda savrulan sakalıyla her zaman ayakta...
Küçük bir
mermer parçasının üstünde, yüzü Beyazıt Meydanı’ndaki sahaflara dönük, saatlerce
müşteri bekliyor. Kendini Beyazıt’ın gönüllü kültür elçisi gördüğünden olsa
gerek, oturarak beklemeyi, yaptığı işe saygısızlık olarak görüyor.
Hâlâ
tanımadıysanız, yolunuzun İstanbul Beyazıt Meydanı’na düştüğü bir gün, herhangi
birine, “Hüseyin Avni Dede’yi nerede bulurum?” diye sorun. Size hemen 500 yıllık
bir çınar ağacının altını işaret edeceklerdir.
Ama bizden
size küçük bir tavsiye; Hüseyin Avni Dede ile demli bir bardak çay eşliğinde,
keyifli bir edebiyat ya da Beyazıt bölgesinin tarihiyle ilgili sohbet etmek
istiyorsanız acele edin. Çünkü yakında Hüseyin Avni’yi orada bulamayabilirsiniz.
Neden mi? Zabıta artık onun da yakasına yapıştı. “Kaldır sergini, çek git
buradan” diyorlar. Bilmiyorlar ki gidecek başka bir yeri yok
onun...
Doğma büyüme
Süleymaniyeli olan Hüseyin Avni, tam 10 yaşından bu yana aynı yerde tezgâh
açıyor. Kendisini kovmaya çalışan Malatyalı zabıta İstanbul’a göçeli daha 10 yıl
bile olmamışken, Hüseyin Avni yıllar önce, Beyazıt Meydanı’ndaki Yangın
Kulesi’nde itfaiye erleriyle çay içtiği günleri hatırlıyor: “Şimdi kuleye çıkmak
yasak ama o zamanlar koruma altında değildi ve
serbestti.”
Belediye sempozyuma
çağırıyor
Bu arada,
ortada bir de komik durum var. Zabıtalar onu kovmaya çalışırken, belediye
yetkilileri, ‘Adım Adım Beyoğlu’ sempozyumunda konuşmacı olmasını istiyor. Yani
bir yandan tezgâh açmasını istemiyorlar, diğer yandan gel bize, “Beyazıt’ın
tarihini anlat” diyorlar. Türkiye’de yaşamak böyle bir şey olsa gerek...
Hayatta, altında
dikili olduğu çınar ağacının dışında hiçbir şeyi olmayan Hüseyin Avni Dede’nin
doğal olarak sigortası da yok. Hastalandığında doktor arkadaşları yardımına
koşuyor. Oysa her gün en az 100 turist, enteresan görüntüsü nedeniyle onun
fotoğrafını çekiyor. “Her birinden bunca yıl boyunca birer dolar alsaydım,
şimdiye kadar yüz binlerce dolarım olurdu” diyen Hüseyin Avni Dede, hiçbir zaman
böyle bir şeye tamah etmemiş. O, günde kazandığı 10 YTL ile yaşamaktan mutlu.
Yeter ki ona ilişmesinler. Ama yalnız değil Hüseyin Avni... Tezgâh açmasının
engellendiğini duyan sanat çevreleri, destek kampanyası başlattılar onun için.
Bu kampanyanın
ardından toplanacak imzaları Turizm ve Kültür Bakanlığı ile belediye
yetkililerine gönderecekler. Siz de bir destek vermek isterseniz, adınızı
soyadınızı yazarak erolozyigit@mynet.com adresine bir mail atın. Bu küçük
katkınızdan sonra, belki yolunuz oralara düşer ve bu desteğinizin ardından
Hüseyin Avni’yle beraber 500 yıllık çınar ağacının altında demli bir bardak çay
içerek Beyazıt’ın tarihinden dem vurursunuz.
__________________
Eyüp ERDOĞAN
(1059 – 20
Mart 2008)
|