Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Hüseyin Avni Dede
''Yaşayan dört ölüden biriyim''

Yaşam felsefesini Neyzen Tevfik, Orhan Veli ve Sait Faik çizgisine oturttuğu için kendini yaşayan bir ölüye benzeten şair ve 'seyyar koleksiyoner' Hüseyin Avni'yi, 46 yıldır sergi açtığı Beyazıt'taki mekândan kaldırmak istiyorlar

Hüseyin Avni Dede
Hüseyin Avni Dede

Dile kolay, 1964’ten beri, yani tam 46 yıldır, her gün aynı çınar ağacının altında sergisini açıyor. İtinayla dizdiği şiir kitapları, eski bozuk paralar ve pulları, onun bu dünyadaki tek varlığı. Tezgâhını açtıktan sonra hiç oturmuyor. Upuzun saçları ve rüzgârda savrulan sakalıyla her zaman ayakta...

 

Küçük bir mermer parçasının üstünde, yüzü Beyazıt Meydanı’ndaki sahaflara dönük, saatlerce müşteri bekliyor. Kendini Beyazıt’ın gönüllü kültür elçisi gördüğünden olsa gerek, oturarak beklemeyi, yaptığı işe saygısızlık olarak görüyor.

Hâlâ tanımadıysanız, yolunuzun İstanbul Beyazıt Meydanı’na düştüğü bir gün, herhangi birine, “Hüseyin Avni Dede’yi nerede bulurum?” diye sorun. Size hemen 500 yıllık bir çınar ağacının altını işaret edeceklerdir.

 

Ama bizden size küçük bir tavsiye; Hüseyin Avni Dede ile demli bir bardak çay eşliğinde, keyifli bir edebiyat ya da Beyazıt bölgesinin tarihiyle ilgili sohbet etmek istiyorsanız acele edin. Çünkü yakında Hüseyin Avni’yi orada bulamayabilirsiniz. Neden mi? Zabıta artık onun da yakasına yapıştı. “Kaldır sergini, çek git buradan” diyorlar. Bilmiyorlar ki gidecek başka bir yeri yok onun...

 

Doğma büyüme Süleymaniyeli olan Hüseyin Avni, tam 10 yaşından bu yana aynı yerde tezgâh açıyor. Kendisini kovmaya çalışan Malatyalı zabıta İstanbul’a göçeli daha 10 yıl bile olmamışken, Hüseyin Avni yıllar önce, Beyazıt Meydanı’ndaki Yangın Kulesi’nde itfaiye erleriyle çay içtiği günleri hatırlıyor: “Şimdi kuleye çıkmak yasak ama o zamanlar koruma altında değildi ve serbestti.”

 

Belediye sempozyuma çağırıyor

 

Bu arada, ortada bir de komik durum var. Zabıtalar onu kovmaya çalışırken, belediye yetkilileri, ‘Adım Adım Beyoğlu’ sempozyumunda konuşmacı olmasını istiyor. Yani bir yandan tezgâh açmasını istemiyorlar, diğer yandan gel bize, “Beyazıt’ın tarihini anlat” diyorlar. Türkiye’de yaşamak böyle bir şey olsa gerek...

 

Hayatta, altında dikili olduğu çınar ağacının dışında hiçbir şeyi olmayan Hüseyin Avni Dede’nin doğal olarak sigortası da yok. Hastalandığında doktor arkadaşları yardımına koşuyor. Oysa her gün en az 100 turist, enteresan görüntüsü nedeniyle onun fotoğrafını çekiyor. “Her birinden bunca yıl boyunca birer dolar alsaydım, şimdiye kadar yüz binlerce dolarım olurdu” diyen Hüseyin Avni Dede, hiçbir zaman böyle bir şeye tamah etmemiş. O, günde kazandığı 10 YTL ile yaşamaktan mutlu. Yeter ki ona ilişmesinler. Ama yalnız değil Hüseyin Avni... Tezgâh açmasının engellendiğini duyan sanat çevreleri, destek kampanyası başlattılar onun için.

 

Bu kampanyanın ardından toplanacak imzaları Turizm ve Kültür Bakanlığı ile belediye yetkililerine gönderecekler. Siz de bir destek vermek isterseniz, adınızı soyadınızı yazarak erolozyigit@mynet.com adresine bir mail atın. Bu küçük katkınızdan sonra, belki yolunuz oralara düşer ve bu desteğinizin ardından Hüseyin Avni’yle beraber 500 yıllık çınar ağacının altında demli bir bardak çay içerek Beyazıt’ın tarihinden dem vurursunuz.

                                              __________________

Eyüp ERDOĞAN

 

(1059 – 20 Mart  2008)

24.03.08

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.