Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Uğur Dündar
Hürriyet'in manşeti aldığım en büyük ödüldür

Uğur Dündar ismi, toplumda ciddi bir güven duygusuna karşılık geliyor. Yıllarca 'Arena' programıyla 'gıda teröristleri'nin ipliğini pazar çıkaran Dündar, başarılı gazetecilik kariyerine 'ana haber bülteni' ile 'haber merkezi' deneyimini de ekledi

Uğur Dündar
Uğur Dündar

TEMPO: Çok ciddi bir güven duygusu var toplumda size karşı. ‘Arena’ programı ile toplumu ‘merdiven altı üretimi’ denilen bir kavramla tanıştırdınız. Özellikle gıda üretimi konusunda, neredeyse toplumdaki kalite anlayışını yükselten bir faktör haline geldiniz. Size duyulan bu güvenin kökeninde ne yatıyor?

 

UĞUR DÜNDAR: Şu anda üç sosyal sorumluluk projesi sırada bekliyor. Kızılay’ın kan stokları erimiş durumda. Dediler ki: “Bir kampanya hazırlıyoruz, ne olur sen de gel, bu konuda toplumu bilgilendirmemize yardımcı ol.” Sanıyorum, sevilen birkaç sanatçıyla birlikte böyle bir kampanyaya başlayacağız.

 

Sağlık Bakanlığı’nın ‘kapalı yerlerde sigara yasağı’ hakkında bir kampanyası başlıyor. “Sen de gel” dediler, ona da “Hay hay” dedim. Tarım Bakanlığı’nın, kuş gribinin her yıl tekrarlanmasıyla ilgili bir tanıtım kampanyası olacak, orada “Sizin önceki filminizi kullanabilir miyiz?” dediler, “Kabul” dedim. Sözünü ettiğiniz güven duygusunun ardında, benim geçmişte yaptığım fedakârlıklar var. Anamın ak sütü gibi helal, milyon dolarları bile elimin tersiyle itip reddetmemden kaynaklanan bir duygu oluştu.

 

İnsanlar benim ilkelerimle uyuşmadığı anlarda, paranın miktarı ne olursa olsun, tereddütsüz elimin tersiyle iteceğimi biliyorlar artık. “Bu adam satın alınamaz”, “Bu adam gerçekleri bize dürüstçe anlatan biridir, gerekirse bu uğurda hayatını tehlikeye atmaktan bile çekinmez” gibi bir kanaat var. 40 yıllık bu meşakkatli yolculukta benim en büyük başarım, bu kanaatin oluşmasıdır.

 

Zaten çocuklarıma bırakacağım en büyük miras da, arkamda gördüğünüz Hürriyet Gazetesi kapağındaki manşettir; orada “Bravo gazeteciye” yazıyor. Bu, bir gazeteci için gurur verici. Başka bir gazeteciye de nasip olmadı, ileride olur mu, onu da bilmiyorum. Bu manşet, Engin Civan’ın İsviçre’deki hesaplarını bulmam üzerine, bankanın önünde çektiğim fotoğrafla birlikte yapılmış, Ertuğrul Özkök’ün bana verdiği, hayatımın en büyük ödülüdür.

 

T.: Riske girip kuş gribine karşı kampanyaya katılıyorsunuz. Ama size duyulan güven azalmak şöyle dursun, daha da artıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

 

U.D.: “Mesleki kariyerimi riske atarak bu işe giriyorum. Bunun karşısında şu karar para istiyorum” diyebilirdim. Ben bunu demediğim gibi, cebimden 10 bin dolar para da harcadım.

 

T.: Bir haber merkezini yönetmek, birçok kolektif faaliyetin koordinasyonunu gerektiren zor bir şey. Teknik ekipleri, up-linkleri, montajı, yurtiçi ve yurtdışı muhabir ağı... Televizyon kanallarının hepsinde bu süreçler işliyor, ama ‘başarılı’ olmak için birtakım sihirli dokunuşlar gerekiyor. Sizin sihriniz ne? Star Haber’in kısa süredeki bu yükselişini neye bağlıyorsunuz?

 

U.D.: Geçmişte maalesef farklı kurumlarda denediğim bu mesleği, çeşitli kırılganlıklarla sonlandırmak zorunda kalmıştım. Şunu gördüm ki, bu mesleği özgürce ve halkın gerçekleri öğrenme hakkına hizmet ederek yapabileceğim tek yer Doğan Grubu. Aydın Bey’i hakikaten çok dürüst bir insan olarak tanıyorum. O da beni öyle tanıyor. Karşılıklı bir sevgi saygı ilişkimiz var. Aydın Bey ve ailesi benden bu görevi talep edince duyarsız kalamazdım. Bende bir ‘kurumsal aidiyet duygusu’ var. “Mademki ben bu kurumdan ekmek yiyorum.

 

Benim çocuklarım geleceklerini bu müesseseden aldığım paralarla sağlayacaklar. O halde ben gücüm yettiğince onlara yardımcı olmalıyım, hizmet etmeliyim” diye düşündüm. Bizim için çok büyük riskti. İsim vermek istemiyorum ama biz başladığımızda yedi-sekiz haber bülteni arasında sonlarda yer alan bir reyting vardı. Her şey reyting de değil. Bizim yola çıkarken ilkemiz şuydu: “Reyting alacağız ama saygılı bir yayıncılık yapacağız.” Bunu nasıl yapabiliriz?

 

Dünyada yaratıcı insan sayısı sanıldığı kadar fazla değildir. Benim aklıma hemen Yılmaz Özdil geldi. Yılmaz Özdil hem yaratıcı hem düzgün karakterli bir insan. Dışarıdan hayranlıkla baktığınız, ama yanına yaklaşınca zaaflarına şahit olup hayal kırıklığı yaşadığınız insanların tam tersine, Yılmaz Özdil tanıdıkça daha çok seveceğiniz biri. Yazılarındaki tutumuyla tamamen özdeşleşmiş bir kişilik. Yılmaz’ın beraber çalışmayı kabul etmesi, açıkçası benim en büyük şansımdı. Çok meşakkatli bir çalışma, çok yorucu bir yolculuk bu.

 

Sabahın erken saatlerinden, 21:00-22:00’ye kadar haftanın beş-altı günü devam eden bir çalışma temposu. İkimiz yan yana gelince, haber merkezindeki ekibe de özgüven duygusu kazandıracağımıza inanınca, bu işin yapılabileceğini düşündük. Mehmet Ali Yalçındağ, başlangıçta bize güven verdi. “Bu iş zaman alır, ilk başlarda reyting düşük diye moralinizi bozmayın, paniğe kapılmayın. Biz tüm gücümüzle arkanızda duracağız” dedi. Fakat biz daha birinci haftanın sonunda başarı grafiğini yükseltmeye başladık, neler yapabileceğimizi daha net gördük.

 

Hafta sonlarında henüz istediğimiz seviyeye gelemedik, ama geleceğiz. Habercilikte Star Haber’in durumu, şu anda ‘çölde yeşil vaha’ yaratmaya benziyor. 17 Mart’ta başladığımız bu serüvende, kısa süre içinde önemli bir başarı grafiği yakaladığımız görülüyor.

 

T.: Bu başarıyı neye bağlıyorsunuz?

 

U.D.: Ben bundan ekip şefi, ekran yüzü, kaptan olarak büyük mutluluk duyuyorum. Büyük ölçüde Yılmaz Özdil ile birlikte üstlendiğimiz sorumluluğa ve burada çalıştığı halde şimdiye kadar kendini gösterememiş arkadaşlarımızın özverili çalışmalarına bağlıyorum bu başarıyı. Kurumsal aidiyet duygum çok yüksek olduğundan, sanki kanalın patronu kendimmişim gibi çalışıyorum.

                                              __________________

H. Hüseyin TAHMAZ

Fotoğraf: Serkan POLAT

 

(1066 – 8 Mayıs 2008)

14.05.08

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.