MALUMAT

Her yaşta müziğe başlayabilirsiniz

Müzik insanoğlu için her zaman baştan çıkarıcı bir sanat dalı olagelmiştir. Yetenekli müzisyenleri dinlemek, güzel bir şarkıya eşlik etmek de daima büyük bir keyiftir ama çoğu zaman içimizde de o tatlı kıskançlık filizlenir: Keşke ben de çalabilseydim. İçinizde kalacağına, öğrenin gitsin. Neden müzikten kaçıyorsunuz ki? Müziği her yaşta öğrenebilirsiniz.

Enstrüman çalmayı öğrenmek için profesyonel bir müzisyen olma planları kurmanıza gerek yok. Bir enstrüman çalabilmek, hobi olarak dahi hayatınızı güzelleştirecek, ruhunuza da sağlığınıza da iyi gelecek bir uğraş. Bu yüzdendir ki, pek çok insan 30’lu yaşlarından sonra enstrüman çalmaya merak salıyor ve müzik derslerine başlıyor.

Enstrüman çalmayı öğrenmek, hem zihninizin yaşlanmasını geciktirerek daha kaliteli bir yaşam sürmenize destek olacaktır, hem de çok sevdiğiniz bir uğraşı hayatınıza sokarak, daha mutlu, daha doygun bir hayata ulaşmanıza destek olacaktır. Üstelik, dost toplantılarında tıngırdatacağınız birkaç şarkı sizi sosyal ortamların da yıldızı yapmayacak mı? Elbette yapacak.

İleri yaşlarında müzik aletleri çalmayı öğrenmek isteyenler için genel bir uyarı vardır: “Virtüöz olamazsınız ama çalmayı öğrenirsiniz,” denir. Elbette küçük yaşlarından itibaren tüm eğitimini bir müzik aletini çalmaya adamış, hayatını profesyonel müzisyen olmak üzere şekillendirmiş bir ustanın yanında, küçük bir deneyimle başladığınız enstrümanla mucizeler yaratmanızı,  stadyumları doldurup efsane rock konserleri vermenizi kimse beklemiyor. Ama kendi bestelerinizi yapacak derecede ilerleyebilir, virtüözlüğünüzle olmasa bile zekanızın ürünü olan bestelerinizle geniş hayran kitleleri bile oluşturabilirsiniz.

Fakat bu yola girmek istediğinizde, düzenli çalışmayı, egzersiz yapmayı, öğrenmek istediğiniz enstrümanla yatıp kalkmayı da göze almalısınız. Çünkü biliyorsunuz, no pain no gain...

Müziğe nasıl başlamalıyım?
Bu aşamada, hem pratik hem de her şarkıda rahatça kullanılabilecek enstrümanları seçmenizin de hobinizden keyif almanızda etkisi büyük olacak. Elbette ney çalmayı öğrenmek istemek de anlaşılabilir bir tutku ama daha popüler şarkılar yaratmak, ortamlarda daha pratik şekilde müzik yaparak sosyal hayatınızı güçlendirmek istiyorsanız, ilk tercihiniz gitar veya piyano olabilir.

Gitar size, içinde müzik olan bir ortamda her zaman çalacak bir enstrüman bulma imkanı tanıyacağı gibi, beste yaparken farklı melodiler ve ritimlerle bestenize ilk can suyunu vermenizi de kolaylaştıracaktır.

Piyano eğitimi ise diğer tuşlu enstrümanları da çalmanıza imkan vereceği için küçük bir orgla dahi ortamlarda çılgın atmanız için kapıları açacaktır.

Ve hatta profesyonel müzik kariyeri...
Ayrıca size güzel bir haberimiz de var. Bugünün dünyasında, müziğe hangi yaşta başlarsanız başlayın, dinleyici bulmak ve hatta şöhret kazanıp gelir elde etmek de artık çok daha kolay. Geçmişte, bu aşamaya ulaşmak isteyen müzisyenlerin yıllarca çalışmanın ardından onları sahneye çıkarmaya ikna olan eğlence mekanlarında program yapması, bu sırada da onları keşfedecek müzik yapımcılarıyla, rica minnet bağlantı kurması gerekirdi.

Oysa bugün tek yapmanız gereken, YouTube’a bir video yüklemek. Besteniz güzelse, sesiniz güzelse, müzik aletlerini başarıyla çalıyorsanız, izlenme sayılarınızın hızla arttığını ve kısa süre sonra sizinle görüşmek, konuşmak, röportaj yapmak isteyen diğer YouTuber’ların ve gazetecilerin mesajlar atmaya başladığını görebilirsiniz. Üstelik bu sırada reklam gösterimlerinden küçük paralar kazanmaya başlamış bile olabilirsiniz. Üstüne de Spotify gibi online müzik servislerinde albüm veya single yayınlayıp telif hakkından gelir elde etmeye başlayabilirsiniz. Yani artık ilerleyen yaşlarda müziğe başlayınca, müzik kariyeri yapma şansınız da eskiye oranla çok daha yüksek.

Dünya değişiyor, insanlar değişiyor, sizin 30 veya 40 ya da 80 yaşından sonra müziğe başlama isteğiniz artık kimseye garip gelmeyecektir, endişe etmeyin. Planınızı yapın, araştırmanızı yapın, müzik aletinizi seçin ve müzik kursunuzun kapısını çalın.

TEMPO

Diğer Yazılar

Önce Obje Vardı NİSAN 2016

Brando’nun seçimi

Sinema tarihinin en derin yıldızı, zaman zaman ruhu karanlık bir münzevi, çoğunlukla şaşaanın içinde yalnız bir asi, her zaman hassas, şiirsel bir dâhi. Marlon Brando, ardında kalbi kırık kadınlar, öfkeli yapımcılar, iyi dostlar, yalnız çocuklar, hep burnunun dikine yaşanmış bir ömür bıraktı. Yaşasaydı bu ay 92'nci yaşını görecek ikonun doğum gününü korkusuz hikâyesiyle kutlayın!

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı ŞUBAT 2016

Pablo’nun paspasları, Picasso’nun tanrıçaları

“Hayattaki en büyük tazeleyici güç aşk” demişti bir keresinde. Michelangelo’dan bile daha üretken olmasında, hayatından geçen düzinelerce kadının hepsi etkili oldu mu, bilinmez. Ancak muazzam yaşam enerjisi için her biriyle büyük aşk yaşadığı iki eşi ve altı sevgilisine çok şey borçlu olduğu kesin. Dâhi ressam Pablo PIcasso’nun ilham perilerinin, tablolardan çıkma zamanı geldi.

DEVAMINI OKU
Önce Obje Vardı ŞUBAT 2016

Aşkın binbir yüzü!

Bir kadın yüzü var, fayanslardan vazolara pek çok yerde gördüğümüz… Onu görünce “Aaaa Fornasetti” diyoruz. Çünkü artık Piero Fornasetti’nin yüzü, ‘takıntılı bir biçimde’ 350’yi aşkın farklı şekliyle resmettiği tek bir kadının yüzü… Ortada bir sanat var. Ama fitili ne ateşledi; tutku mu, takıntı mı, aşk mı? Ve yüzü bir erkek ismiyle özdeşleşen o kadın kim? Fornasetti’nin ‘oyuncaklı’ sanatını izlerken akla kazınan o yüzün ardına da baktık, 1900’lerin en sıkı kadınlarından birinin hayatına daldık.

DEVAMINI OKU